2025’te kripto phishing saldırıları %83 azaldı. Ethereum, wallet drainer, EIP-7702 ve piyasa döngülerinin kripto güvenliğine etkisini keşfedin.
2025 yılında cüzdan boşaltıcı (wallet drainer) odaklı kripto phishing saldırılarından kaynaklanan kayıplar yaklaşık 83,85 milyon dolar seviyesine geriledi. Bu rakam, 2024’teki yaklaşık 494 milyon dolarlık kayba kıyasla %83’lük çarpıcı bir düşüşe işaret ediyor.
Mağdur sayısı da 106’ya gerileyerek, yıllık bazda %68’lik bir azalma gösterdi. Ancak bu olumlu tabloya rağmen, 2025’in üçüncü çeyreğinde (Q3) Ethereum’un güçlü fiyat toparlanmasıyla birlikte phishing kaynaklı kayıplar 31 milyon dolarla yılın zirvesine ulaştı. Bu tutar, toplam yıllık kayıpların yaklaşık %29’unu oluşturdu.
2025’te kripto phishing saldırılarından kaynaklanan toplam kayıplar %83 azalarak 83,85 milyon dolara düştü. Bir önceki yıl bu rakam yaklaşık 494 milyon dolar seviyesindeydi.
Mağdur sayısındaki düşüş de dikkat çekici: 106 kullanıcı, bir önceki yıla kıyasla %68 daha az. Bu veriler, kripto güvenliğinde iki yönlü bir tabloya işaret ediyor. Üstten bakıldığında riskler azalmış gibi görünse de, tehditlerin yapısı ve yöntemleri hızla evrilmeye devam ediyor.
Web3 güvenlik platformu Scam Sniffer tarafından yayımlanan rapora göre, phishing saldırılarından doğan kayıplar piyasa hareketliliğiyle doğrudan korelasyon gösteriyor.
Piyasa ısındığında ve zincir üstü (on-chain) kullanıcı aktivitesi arttığında, phishing saldırılarına maruz kalan kullanıcı oranı da yükseliyor. Başka bir deyişle, phishing saldırı olasılığı, kullanıcı etkileşimiyle paralel ilerliyor.
2025’in üçüncü çeyreğinde Ethereum’daki güçlü yükseliş, phishing kaynaklı kayıpların 31 milyon dolarla yılın en yüksek seviyesine ulaşmasına neden oldu. Bu tutar, toplam yıllık kaybın yaklaşık %29’una denk geliyor.
Bu dönem, aynı zamanda zincir üstü aktivitenin zirve yaptığı bir zaman dilimiydi ve phishing saldırıları da bu artışa paralel olarak yoğunlaştı. Aylık veriler bu ilişkiyi net şekilde ortaya koyuyor:
Aralık ayında, piyasanın daha sakin olduğu dönemde kayıplar yaklaşık 2,04 milyon dolar seviyesindeydi.
Ağustos ayında, piyasa hareketliliğinin arttığı süreçte ise kayıplar 12,17 milyon dolara kadar yükseldi.
2025’te saldırganlar stratejilerini de önemli ölçüde değiştirdi. Büyük ölçekli vakaların sayısı ciddi biçimde azaldı. 1 milyon doların üzerinde kayba yol açan olay sayısı sadece 11 oldu. 2024’te bu sayı 30’du.
Bunun yerine saldırganlar, “düşük tutarlı ama yüksek frekanslı” bir modele yöneldi. Kişi başı ortalama kayıp 790 dolar seviyesine geriledi. Bu durum, saldırı yüzeyinin genişlediğini ve daha çok bireysel/perakende kullanıcıların hedef alındığını gösteriyor.
Teknik açıdan bakıldığında, Permit / Permit2 yetkilendirme (authorization) phishing saldırıları, 2025’te de saldırganlar için en etkili yöntem olmaya devam etti.
Yılın en büyük tekil vakası Eylül ayında gerçekleşti ve 6,5 milyon dolarlık bir kayıpla sonuçlandı. Permit tabanlı imza saldırıları, 1 milyon doların üzerindeki vakaların %38’ini oluşturdu.
Ethereum’un Pectra yükseltmesi ile birlikte, EIP-7702 tabanlı yeni bir kötü amaçlı imza saldırı dalgası da hızla ortaya çıktı. Ağustos ayında gerçekleşen iki büyük EIP-7702 vakası, toplamda 2,54 milyon dolarlık kayba neden oldu.
EIP-7702 saldırılarının zamanlaması, Pectra yükseltmesiyle neredeyse birebir örtüşüyor. Bu durum, saldırganların protokol seviyesindeki değişimlere ne kadar hızlı adapte olabildiğini açıkça ortaya koyuyor.
Bu yeni saldırı vektörü, account abstraction (hesap soyutlama) mekanizmalarını kullanarak, tek bir imza altında birden fazla kötü niyetli işlemin paketlenmesine olanak tanıyor.
Phishing kaynaklı kayıplardaki sert düşüşe rağmen, Scam Sniffer raporu önemli bir uyarıda bulunuyor: “Drainer ekosistemi hâlâ çalışıyor. Eskiler kapanıyor, yenileri ortaya çıkıyor.”
Bu ifade, kripto güvenliğinin temel problemlerinden birini özetliyor: saldırı altyapısı sürekli evrim geçiriyor.
2025 verileri, saldırganların artık daha çok aldatma, manipülasyon ve sosyal mühendislik yöntemlerine dayandığını gösteriyor. Bu tür taktikler, geleneksel güvenlik sistemleri tarafından tespit edilmesi en zor saldırı biçimleri arasında yer alıyor.
Büyük ölçekli vakalar ciddi biçimde azalırken (2025’te 1 milyon dolar üzeri sadece 11 vaka), ortalama kullanıcı başına kaybın 790 dolara düşmesi, yüksek hacimli ama küçük tutarlı saldırıların öne çıktığını gösteriyor.
Phishing kayıpları düşmüş olsa da, kripto sektöründeki genel güvenlik görünümü hâlâ zorlu.
PeckShield verilerine göre, Aralık 2025’te kripto hack ve güvenlik ihlallerinden kaynaklanan toplam kayıplar yaklaşık 76 milyon dolar oldu. Bu rakam, Kasım ayına kıyasla %60’lık bir düşüşe işaret ediyor. Ancak saldırı sayısı yüksek seyretmeye devam ediyor.
Kasım ayında 194,2 milyon dolar olan toplam kayıp, Aralık’ta 76 milyon dolara gerilerken, ayın en büyük olayı 50 milyon dolarlık bir address poisoning (adres zehirleme) saldırısı oldu.
Buna ek olarak, çoklu imza (multisig) cüzdan içeren 27,3 milyon dolarlık bir private key sızıntısı, anahtar yönetimi zafiyetlerinin hâlâ ciddi bir risk olduğunu gösterdi.
Bu veriler, phishing saldırıları azalsa bile farklı güvenlik tehditlerinin aktifliğini koruduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Kripto tehditleri evrilmeye devam ederken, kullanıcıların çok katmanlı güvenlik önlemleri benimsemesi kritik önem taşıyor.
İşlem imzalamadan önce imza detaylarını, özellikle verilen yetkileri ve limitleri mutlaka kontrol edin.
PeckShield verilerine göre Aralık ayında kripto hack kayıplarının %60 düşmesi, doğru güvenlik önlemlerinin etkili olabileceğini gösteriyor. Güçlü güvenlik altyapısına sahip, itibarlı platformları tercih etmek de risk yönetiminin önemli bir parçası.
PeckShield verileri, Aralık ayında kripto güvenlik ihlallerinden kaynaklanan kayıpların aylık bazda %60 azaldığını gösterse de, sektörde her ay çok sayıda büyük güvenlik olayı yaşanmaya devam ediyor.
Dijital varlık sahipleri kritik bir eşikte bulunuyor. Makro veriler phishing kayıplarında ciddi bir düşüşe işaret ederken, yeraltı saldırı ekosistemi yok olmuyor, şekil değiştiriyor.
Saldırganlar artık büyük hedefler yerine, günlük kullanıcıları hedefleyen küçük tutarlı ama yüksek frekanslı saldırılara odaklanıyor. Bu da kripto güvenliğinde bireysel farkındalık ve kullanıcı eğitiminin her zamankinden daha önemli hâle geldiğini gösteriyor.


