Bu makale, X’in (eski adıyla Twitter) son bir hafta içinde kripto ekosistemine yönelik hayata geçirdiği kapsamlı reformları derinlemesine analiz ediyor. Elon Musk’ın platformu, InfoFi API kısıtlamaları, teşvik mekanizmalarının yeniden tasarlanması ve akıllı etiketlerin (smart labels) devreye alınması yoluyla, “bilgi = ticaret” anlayışına dayalı bir süper uygulama (super app) vizyonuna nasıl yönlendirdiğini ele alıyor. Bu hamleler, değer dağılımı ve bilgi akışının nasıl tanımlandığını kökten değiştirmeyi amaçlıyor.
X, kripto para segmentini bir kez daha köklü bir şekilde elden geçirdi.
Çoğu kullanıcı için bu değişiklikler, zaman akışında daha az anlamsız yanıt görmek ya da bazı token’ların ani fiyat düşüşlerine tanık olmak gibi yüzeysel etkiler yaratıyor olabilir. Ancak X’e bağımlı şekilde faaliyet gösteren InfoFi projeleri için bu gelişmeler yıkıcı nitelikte. X, herhangi bir ön uyarı olmaksızın, Kaito ve Cookie dahil olmak üzere birçok önde gelen Web3 bilgi akışı projesinin API erişimini aniden kesti. Oysa bu projeler, X’e her yıl milyonlarca dolar API ücreti ödüyor ve bir dönem Twitter ekosisteminin en yenilikçi oyuncuları arasında gösteriliyordu.
Büyük resmi görmek için X’in kısa süre önce kripto paralar ve hisse senedi ticker’ları için hayata geçirdiği akıllı etiketler özelliğine bakmak yeterli. Bu da şu soruyu gündeme getiriyor: Elon Musk aslında neyi hedefliyor?
Belki de amaç, yabani otları temizleyip Everything App için altın bir pist hazırlamaktır.
X’in kripto dönüşümünün merkezinde tek bir isim bulunuyor.
Nikita Bier, Silikon Vadisi ürün geliştirme dünyasında oldukça tanınan bir figür. Geçmişine bakıldığında, bu hamlenin muhafazakâr bir yöneticinin ani kararı olmadığı açıkça görülüyor. Aksine Bier, viral büyüme konusunda bir otorite. Kurucusu olduğu tbh ve Gas, ABD’li gençler arasında büyük popülerlik yakalamış; tbh Facebook tarafından, Gas ise Discord tarafından satın alınmıştı. Bier’in uzmanlık alanı, insan doğasını kullanarak devasa trafik yaratmak.
Viral büyüme konusunda bu denli tecrübeli biri olarak Bier, hangi trafik türlerinin platform için toksik olduğunu herkesten iyi biliyor.
X’te ürün büyümesinden sorumlu göreve geldikten kısa bir süre sonra Bier’in hedefinde InfoFi projeleri vardı. Bu projeler yüzeyde canlı ve aktif görünse de, temelinde X’in çıkarlarıyla çelişen bir mantık üzerine kuruluydu: reply mining (yanıt madenciliği).
Kaito veya Cookie gibi projelerde, bir tweet’in altına yapılan her yorum ya da atılan her beğeni, kullanıcılara proje token’ı üzerinden puan kazandırıyordu. Bu dışsal teşvik mekanizması, ciddi sonuçlar doğurdu: içeriklerin büyük bölümü yapay zekâ üretimi anlamsız metinlerden, boş övgülerden ve tekrar eden spam yorumlardan oluşmaya başladı. Bier bu durumu net bir şekilde “AI swill (yapay zekâ çamuru)” olarak tanımladı.
Bu nedenle, yıllık milyonlarca dolarlık API gelirinden vazgeçme pahasına bile olsa, bu projelerin durdurulması gerekiyordu. Bier, yaptığı açıklamada bunun doğrudan kullanıcı deneyimi ile ilgili olduğunu söyledi. Ancak bu resmi gerekçenin altında, daha derin bir stratejik çatışma yatıyor: dikkatin değerini kimin tanımladığına dair bir güç mücadelesi.
Musk, kullanıcıların X üzerinden para kazanmasına karşı değil. Aksine, kazanmanızı istiyor ama yalnızca kendi kurallarına göre.
InfoFi projelerinin temel sorunu, X’ten bağımsız bir teşvik sistemi kurmuş olmalarıydı. Bu sistem, kullanıcılara şu mesajı veriyordu: “Ne kadar çok hacim üretirsen, o kadar ödül alırsın.” Bu yaklaşım, X’in resmi içerik üretici teşvik programıyla doğrudan çelişiyordu.
Peki X’in resmi teşvik programı 2026 itibarıyla neye dönüştü? Bugün X, artık yalnızca reklam gösterimlerine göre ödeme yapmıyor; çok daha gelişmiş metriklere odaklanıyor: Premium (ücretli) kullanıcı etkileşimi.
Bu şu anlama geliyor: 1.000 bot ya da sahte hesabın tweet’inizi beğenmesi size tek kuruş kazandırmayabilir. Ancak doğrulanmış, itibarlı bir sektör uzmanının içeriğinizi paylaşması, kazancınızı ciddi şekilde artırabilir. X, karşılıklı etkileşim (engagement farming) yapan hesapları cezalandıran algoritmalar da kullanıyor.
Musk’ın mantığı net: X’te yalnızca gerçekten faydalı bilgiler, en güncel haberler ve en yetkin yorumlar dolaşmalı.
InfoFi projelerinin tasfiyesi yüzeyde bir spam önlemi gibi görünse de, gerçekte mesele teşviklerin kontrolünü geri almak. Musk, tüm içerik üreticilere şunu net biçimde anlatmak istiyor: X’te para kazanmanın tek yolu, gerçek kullanıcılarla rezonansa giren yüksek kaliteli içerik üretmek.
Yorumlar bölümü bot çöplüğüne dönüşmediğinde, yeni kullanıcılar platformun değerini ilk bakışta fark edebilecek. En önemli haberleri burada bulacaklar — airdrop uğruna sahnelenmiş yapay performansları değil.
Bahçedeki yabani otlar temizlendiğinde, daha önce görünmeyen yol ortaya çıkar. Bu da X’in dönüşümünün ikinci aşamasını işaret ediyor: bilginin doğrudan sermayeye akmasını sağlamak.
X, üçüncü parti API’leri kademeli olarak devre dışı bırakırken, Şubat ayında akıllı etiketlerin resmi lansmanını duyurdu. Bu yalnızca bir bağlantı değil; finansal verinin platforma native şekilde entegre edilmesi anlamına geliyor.
Daha önce bir tweet’te geçen $Ticker, çoğu zaman yanlış varlığa yönlenen statik bir sembolden ibaretti. Yeni sistemde ise X, bahsi geçen kripto varlığı ya da hisse senedini doğru şekilde tanımlıyor; gerçek zamanlı fiyat grafikleri, ilgili haberler ve ilerleyen aşamada doğrudan alım-satım seçenekleri sunuyor.
Peki neden bu değişiklik yapıldı? Çünkü finans dünyasında sermaye akışı, temelde bilginin paraya dönüştürülmesi ile ilgilidir.
Özellikle kripto piyasalarında haberler fiyatı belirler. Regülasyon onayına dair bir gelişme yüz milyonlarca dolarlık alımı tetikleyebilir; teknik bir güvenlik açığına dair bir tweet ise panik satışlarına yol açabilir. Geçmişte bu süreç parçalıydı: haberi X’te görür, ardından Binance ya da Coinbase’e geçerdiniz. Ancak birkaç saniyelik gecikme bile fırsatın kaçması anlamına gelebilirdi.
Musk’ın hedefi, bu sürtünmeyi ortadan kaldırmak.Şöyle bir senaryo düşünün:
X’te, Premium kullanıcı etkileşimiyle doğrulanmış önemli bir haber görüyorsunuz. İçerik, yapay zekâ spam’i altında kaybolmamış. İlgili anahtar kelimede bir akıllı etiket beliriyor.
Etikete dokunuyorsunuz, uygulamadan çıkmadan piyasa verilerini inceliyor ve entegre ödeme sistemleri üzerinden işlemi tamamlıyorsunuz.
Bu, Musk’ın X için çizdiği gelecek vizyonu — Everything App’in ilk prototipi.
Birçok kişi süper uygulama kavramını WeChat modeliyle eşleştiriyor: mesajlaşma, ulaşım, yemek siparişi ve her şeyin tek çatı altında olduğu bir yapı. Ancak Musk’ın gözünde X’in süper uygulama yolu, Bloomberg Terminal ile dijital bir kamusal alanın birleşimine daha yakın.
Batı internet ekosisteminde, küresel son dakika haberleri için X kadar merkezi bir platform yok. Seçimler, spor karşılaşmaları ya da kripto piyasasındaki ani hareketler… “Haber X’te olur” artık bir gerçek.
Şimdi Musk, bir adım daha ileri gitmek istiyor:
“İşlemler de X’te gerçekleşsin.”
Bu makale, Block Beats kaynağından alıntılanmıştır. Telif haklarına ilişkin sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.


